top of page
ıg texts (1).png

Bebeğimi yalnız bırakınca suçluluk hissediyorum...



Yeni anneler, bu his tanıdık geliyor mu?


Montessori, odak başlayınca çocuk yokmuş gibi davranın diyor. Fikirde buna katılıyorum. Uzaktan göz ucuyla izlediğim oğlumun etrafa merakla bakan gözlerini, kendine seçtiği hedefe paytak paytak ilerleyip sonra bulduğu en sıradan nesneyi dakikalarca incelemesini çok seviyorum. Bir süredir emekliyor, emeklemeyi çözdüğü gün hemen ayağa kalktı. Şimdilerde bir yerlere tutuna tutuna ilerlemeyi çözüyor. Yalnızca geçen ay, bunların hiçbirini yapamıyor, ya kucağımda ya yatağında yaşıyordu. Bu kadar kısa sürede bu kadar bağımsızlaşabilmiş olması inanılmaz. Ancak sanırım, aynı zamanda benim için zor.


Suçluluk hissine gelelim -yazdıkça kendimi gözlemliyor , aydınlanıyorum bu yüzden dağılıyor kusura bakmayın:)- Onu kendi başına oynarken bırakıp başka bir şey yapmak için ortamı terk ettiğimde suçlu hissediyorum. Neden yanında değilim, neden ben de onunla oynamıyorum, ya bana ihtiyacı varsa, ya aslında benimle oynamak istiyorsa gibi gibi şeylerle zihnim beni sıkıştırıp duruyor.


Mantığımı sık sık bu sesi yanına davet ederken buluyorum -bazen de kocamı, bazen ikisi aynı kişiler:)- Gel diyor, sakin ol, saçmalıyorsun. Onun buna da ihtiyacı var, büyüyor, büyüyecek, gittikçe bağımsızlaşacak. Senin de buna ihtiyacın var, onunla birlikte ilişkiniz de büyümeli...


Uzun süre yalnız kaldığımız anlarda içimde kendime karşı gerçek olmadığını çok da iyi bildiğim yargılamalar ve suçlamalar yükseliyor. Sonra bunların sebeplerini düşünüyorum. Bunlar diyorum gerçek değil, gerçek olmadığını biliyorum. Öyleyse nereden geldiniz bana? Nasıl bu kadar çok çıkıyor sesiniz? Toplum mu yaptı bunu bize, annelere? Yazmalıyım diyorum, anlatmalıyım, haykırmalıyım! Kimsiniz siz ve bunu bize neden yaptınız demeliyim hesap sormalıyım!


Ancak şimdi, yazarken, bambaşka şeyler hissediyor ve düşünüyorum :)


Zihnim, ne önemi var diyor. Neden olmuş, nasıl olmuş ne önemi var, sen bununla ne yapacaksın, onu düşün. Ayrıca kimsenin sana bir şey yaptığı da yok, ne yapıyorsan sen kendine yapıyorsun, ne yapmak istersen de yine sen kendin yaparsın. Böyle düşünmek hissetmek istemiyor musun e düşünme hissetme o zaman. Bu kadar basit.


Daha dün içinde büyüttüğün, koynunda uyuttuğun minicik kuzun büyüyor. Sonsuza dek koynunda mı yaşayacak sanıyordun. Elbet büyüyecek, sen de zorlanıyorsun işte bunu kabul etmekte o kadar.

Altı, üstü bu kadar. Gitme öyle toplumsal çıkarımlara, hesaplaşmalara falan. Huzurun orda değil, huzurun kabulde. Minik kartopum, ilk göz ağrım, canım oğlum, büyüyorsun. İhtiyaçların değişiyor. Büyümen hızlanıyor.


Ben de seninle büyümeliyim.


İşte o kadar.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page